Yıllık arşiv: 2017

Büyüdüğümüzü Nasıl Anlamıştık

Evimizden en uzaktaki pastaneye dondurma almaya gitmemize izin verildiği zaman… Komik, ama gerçek… O zamanlar yazın gelişi de dondurma ile özdeşti… “23 Nisan’dan önce dondurma yemek yok” cümlesi o günlerde çocuklar için, iki yönlü bir beklentiyi çağrıştırırdı. Bir yandan mandolin orkestrası konseri, halk oyunu ve spor faaliyetlerimizi sunacağımız, coşkulu çocuk bayramını beklerken, diğer yandan da …

Güney Kore’de Bir Tezatlıklar Şehri – Busan

Çocukluğumda komşularımız Kezban teyze ile Galip amcanın birbirlerine neden “Yuli” diye hitap ettiklerini merak edip, sorduğumuzda Kore dilinde “Sevgilim” anlamına geldiğini öğrenmiştik. Meğer Galip amca Kore savaşı için Kore’ye giden tugaydanmış. “Yuli”nin, “Sevgilim” demek olduğunu o zaman öğrenmiş ve Türkiye’ye döndüğünde ise eşi ile birbirlerine bu şekilde hitap etmeye başlamışlar. O günden beri ne zaman …

Bir Anıt Köy – Cumalıkızık

“Oğuz boylarından Kızıklar, Tokat civarında yaşarken, Bursa’da Karakeçili aşiretinin bulunduğu bölgeye gelerek, Ertuğrul Gazi’den yerleşmek için bir yer isterler. Karakeçili aşireti, Kızıkların bu isteğinden rahatsız olur. Bunun üzerine Ertuğrul Gazi, Kızıklar ile Karakeçililer arasında oluşabilecek düşmanlığa engel olmak için Kızıklar’a, Keşiş Dağı’nın (Uludağ) yamacında bir yer gösterir. İki Oğuz boyu arasında dostluk kurulması için de, …

İzmir’de Fuar Zamanı

Öncelikle belirtmeliyim ki; bu bir istek yazısıdır. Yazı yazmaya başladığımdan bu yana ilk defa böyle bir istek aldım. “Bir Kemeraltı Masalı” isimli yazımı okuyan ve çok beğenen bir arkadaşım, “Fuarı da yazsan, ne güzel olurdu” deyince dayanamadım. “Tamam yazarım, ama yardımcı olacaksınız, hatırlayamadıklarımı hatırlatacaksınız” dedim. “Memnuniyetle kabul etti.” Böylece ben de yazmaya başladım. O günleri …

Bir Kemeraltı Masalı

Annem, “Kemeraltı’na inelim” dediği zamanlarda hep merak ederdim. Çünkü biz Güzelyalı’da oturuyorduk ve troleybüse binerek, düz bir yoldan Kemeraltı’na ulaşıyorduk. Bir gün, neden bu şekilde söylediğini sorduğumda anladım ki; annemler evlenmeden önce Halilrıfat Paşa’da oturduklarından, tabii ki Kemeraltı’na iniyorlardı. Ancak bu ifadeyi sonraki yıllarda pek çok İzmirli’den de duydum. Bunu da, o zamanlar İzmir’de yaşayan …

Bir Pamuk Şehir – Hierapolis

Çökelez dağları… Salpakos… Bu günkü adıyla eşi benzeri görülmemiş, doğa harikası Pamukkale’nin sırtını dayadığı dağlar… Yüzyıllar boyu söylenip durmuş, “Oduncu Güzeli”nin hikâyesi… Bu dağlarda yaşayan oduncunun kızı o kadar çirkin, o kadar çirkinmiş ki; yüzü sivilceli, vücudunun her tarafı çıban ve yara içindeymiş. Kızcağız utancından, kimselere görünmez, aynalara bakamaz, durgun sularda kendini seyredemezmiş. Kimseler de …

Zenginlik, Güç Ve İhtişam Kenti – Sardes

Hadi bu gün de sizlerle, Ephesos, Smyrna, Pergamon ve İç Anadolu’dan gelen yolların kesiştiği bir yere gidelim… Ege bölgesinde İzmir’in yanı başında, Manisa’nın Salihli ilçesindeki Sart kasabası yakınlarında… Tarih boyunca zenginliğin, gücün ve ihtişamın hüküm sürdüğü bir yer… Belki dönüşte de ünlü odun köftesinden yeriz. Ne dersiniz? Orası günümüzden çok uzun yıllar önce, Hermos (Gediz) …

Bir Yanık Ülke – Kula

KATAKEKAUMENE… Amasyalı tarihçi Strabon; “Alaşehir’den sonra, Mysia ve Maionia denen, “Katakekaumene” olarak adlandırılan bölgeye gelinir. Burada hiç ağaç yoktur. Toprağın yüzü küllerle kaplıdır, dağlık ve kayalık olan ülke sanki yangından olmuş gibi siyah renktedir. Bazıları, bunun yıldırımlardan ve ateşli yer patlamalarından olduğunu tahmin etmektedir.” şeklinde tarif etmiş, tarihi evleri, şifalı kaplıcaları, camileri, türbeleri, volkanik tepeleri, …

Bir Ana Tanrıça Şehri – Metropolis

Ephessos, Smyrna, Kolophon, Notion antik kentleri ile Nif dağı arasında, Küçük Menderes (Kaystros) nehri havzasının verimli toprakları üzerinde, İzmir’in yanı başında, adını tabiatın ana tanrıçası, dağların hakimi, bitkilerin, hayvanların ve insanların yaratıcısı olduğu rivayet edilen “Meter Gallessia”dan alan şehrin, daha sonra “Torbalı”ya dönüşecek, ilk ismi Triyanna, diğer bir deyişle Tripolis… Kökleri, tarımla uğraşanların ana tanrıçasına …

Bir Prenses Şehir – Prag

“Hele sabahları hele baharda Prag şehri yaldızlı bir dumandır” diyordu Nazım Hikmet dizelerinde… Hakkında o kadar çok söylenmişti ki; artık benim söyleyebileceğim pek bir şey kalmamıştır diye düşünüyordum giderken… Ama öyle olmadı… Onun için ne söylesem az gelir, hatta defalarca gitsem, yine de söyleyecek bir çift lafım olur diyordum dönerken… Birileri “Ağaç yetişen yer” demiş …

Akarsu Kenti Arpassa’da Bir Beyler Konağı

Harpasa / Arpassa… Aydın’ın Nazilli ilçesindeki, Hisartepe üzerine kurulu, etrafı surlarla çevrili, bir diğer deyişle, “Akarsu Kenti”, eski bir Karia yerleşimi… Eteklerinde ise, Akçay ovasına yukarıdan bakan bir konak… Arpaz Beyler Konağı… Kulesi, hamamı, çeşmesi, havuzu, müştemilatı, oymalı ahşap işçiliği, yüksek tavanlı odalarındaki işlemeli dolap kapakları, gelin odasındaki ebeveyn banyosu, nakışlı tavanlarındaki sıra dışı motifleriyle …

Yeryüzü Cennetlerinden – Gölyazı

“Efsaneye göre çok uzun yıllar önce Marmara denizinin güneyinde bulunan Odryes Çayı Bandırma’dan denize dökülürmüş. Çayın bulunduğu yerde Melde Krallığı, bu gün Uluabat gölünün bulunduğu yerde ise Apollonia Krallığı varmış. Melde Kralı Apollonia Kralı‘nın kızını oğluna istemiş. Ancak prenses bu evliliğe razı değilmiş. Apollonia Kralı da, kızını Melde Krallığından gelebilecek kötülüklere karşı korumak için bir …

Adı Tarih Boyunca Artemis ile Anılmış – Efes

Sizce Efes Artemis’siz, Artemis Efes’siz olabilir mi? Ama bu Artemis, Yunan Mitolojisindeki, Roma’lıların “Diana” dediği, Zeus ve Leto’nun kızı, Apollon’un ikiz kardeşi olan “Artemis” değil… O, sadece Efes’e özgüdür ve adı daima Efes ile anılır… Burada kurulmuş çok üstün uygarlıkların koruyucusudur ki; heykelinin başındaki 3 katlı kule biçimli tapınak bunu sembolize eder. Efes’in Artemis’i bakiredir… …

Adına Tarih Boyunca Onlarca Sıfat Eklenmiş Bir Masal Şehir – İzmir

Homeros “Gök kubbenin altında ki en güzel şehir” demiş… Aristo İskender’e “Görmezsen eksik kalırsın” derken, Victor Hugo hiç görmeden adına şiir yazıp bir “Prenses”e benzetmiş… Gerçek olaylarla efsaneler, hem kuruluşunda, hem adını almasında, hem de zaman içindeki yolculuğunda iç içe yaşanmış neredeyse… Kimi zaman bunları birbirinden ayırabilmek bile son derece güç olmuş… Efsanelerden birinde, şehrin …