Kategori «Yurtiçi Gezi Yazıları»

BAYRAM MI DEDİNİZ?

BAYRAM MI DEDİNİZ? Bayramın anlamını hepimiz biliyoruz elbette… Ancak günümüzde pek çok şey gibi bayramların da anlamını yitirdiği şu günlerde belleğimizdeki eski bayramları hatırlamak belki hepimize iyi gelecektir… Zira ben, son zamanlarda bayram yaklaşırken eskisi gibi coşku hissetmediğimi fark edince, geriye dönüp çocukluğumdaki bayramların hayalini kurdum. Bu arada aklıma bazı sorular geldi. Cevaplarını da yine …

BİR BAHAR BAYRAMI – HIDIRELLEZ

Çocukluğumuzun özlemle beklenenidir… Çünkü Hıdırellez demek ateşten atlamak demek, ateşten atlamak demek gündüzden çalı çırpı toplamak, arkadaşlarınla sözleşip, akşam sokağa çıkmak, mahallenin ortasında kocaman bir ateş yakmak ve bütün bir gece boyunca defalarca üstünden atlayıp, sayısız dilek tutmak, şarkılar söylemek, oyunlar oynamak, kısacası büyük bir eğlence, şenlik demektir… Mayıs ayının 5’inci gecesini 6’ıncı gününe bağlayan …

Ege’de Bir Karye Pazarı

Urla ile ilgili yıllar önce yazdığım ilk yazımı okuyan bir yakınım,  “Urla’yı bu kadar da güzel yazma, özenip gelmesinler, çok kalabalıklaşmasın” demişti. Bu sözlerin üzerinden on beş yıl geçmiş. Ancak onun söylediklerinden mi etkilenmiştim bilmiyorum, son zamanlarda yılın altı ayı Urla İskelesi’nde yaşamamıza rağmen, İskele’de arkadaşlarımıza ait bir mekânı anlattığım özel bir yazı dışında, o ilk yazının …

Güneş En Son Oradan Batar

Sarışın mavi gözlü, yaman bir delikanlıdır Ege… İlk ismi Arhipelagustur. Çapkınlığı ile ünlü tanrılar arasındadır. 3.000’e yakın çocuğu olduğu söylenir. Bazılarını ada, bazılarını adacıklar haline getirerek vücudunun her yerine ben şeklinde serpmiştir. Fakat sonunda bütün çapkınlar gibi gönlünü esmer güzel bir bakireye kaptırır. Karadeniz’dir kızın adı… Aşkını zephyrus rüzgârı ile yollar Karadeniz’e. Karadeniz de ilgisiz …

İzmir’de Kahvehane Kültürü

İzmir’in 16. yüzyılla birlikte ticari çekim merkezi haline gelmiş olması şehre sosyal ve kültürel açıdan çeşitlilik getirmiş, mevcut Türk, Rum, Ermeni ve Yahudi mahallelerine bir de Levantenlerin oturduğu Frenk Mahallesi eklenince tam anlamıyla bir mozaik şehir olmuştu. 19.yüzyıla gelindiğinde bu farklı etnik gruplar faaliyet gösterdikleri bölgelerde gruplanarak, kendi isimleriyle anılan mahallelerde yaşamaya başlamış, kültürel ve …

ESKİ KADINLAR

Yıllar önce okuduğum bir yazıda şöyle diyordu: “Eğer hayatı anlamak istiyorsanız, eski kadınlarla konuşun, onlarla vakit geçirin, hikâyelerini, anılarını dinleyin…” Ne kadar da doğruydu. Yazının içeriğinde öyle çok bilgi vardı ki her ne kadar bu tür yazıları arşivime alsam da o yazıyı bir türlü bulamadım. Ben de belleğimde kalanlarla ve kendi hayatımdan gelmiş, geçmiş bir …

Mart

Dünyanın pek çok yerinde özellikle kıştan bahara, sonbahardan kışa törenler ile geçilir. Kökeni çok eskilere dayanan ve günümüzde de hem ülkemizde hem de dünyada kutlanan bu törenlerden biri de “Mart Bozma”, “Mart Kırma”,gibi adlarla anılan yeni yıl törenidir. Halkın söylemiyle, “Eski Hesap”, “Ana Baba Hesabı” ya da “Çoban Hesabı”’na göre 1 Mart’ta yeni yıl kutlanır. …

Keçi Kalesi’nden Belevi’ye Hikâyeler

Rivayete göre çok yüksek bir dağın zirvesinde bir kale varmış. Kale konumu itibariyle bir türlü fethedilemezmiş. Kaleyi ele geçirmeyi düşünen bir komutan yüzlerce keçiyi toplatarak, boynuzlarına fenerler bağlatmış ve hava kararınca askerleriyle birlikte kalenin bulunduğu tepeye tırmanmaya başlamış. Nöbetçiler büyük bir ordunun kendilerine doğru geldiğini düşünerek, kaleyi terk etmişler. Böylece kale hiç kan dökülmeden ele …

Tüm Zamanların En Ünlüsü

Onu her düşündüğümde, adını her duyduğumda, içimde bir sıcaklık hissettiğim, onlarca kez gitmiş olsam da her defasında ilk kez gidiyormuşum gibi heyecanlandığım, her gidişimde yeni bir özelliğini keşfettiğim EFES… Bugüne kadar hakkında pek çok şey yazmış olsam da son gidişimde “Ne olur bir şeyler daha yaz” diye kulağıma fısıldadı sanki… Elbette onu kıramazdım… Hatta Efes …

Aslında Ne Kıymetli Yermiş – Buca

Yıl 1980, aylardan Ağustos… Üniversite sonuçlarımızı öğrenmeye Büyük Dershane’nin Alsancak Şubesi’ne gitmiştik. Sonuç tam da beklediğim gibiydi. Zira çok az tercih yapmıştım ve neredeyse hepsi Ege Üniversitesi İşletme ve İktisat Fakültesi’nin bölümleriydi. Mutluydum. Aslında tam anlamıyla gönlümün istediği bir meslek değilse de o yıllarda İşletme eğitimi almak mezuniyetimiz sonrası iş bulma sorunu ile karşılaşmayacağımız anlamına …

Büyüdüğümüzü Nasıl Anlamıştık – Sinema

Birkaç yıl önce bu soru ile başladığım yazıma “Evimizden en uzaktaki pastaneye dondurma almaya gitmemize izin verildiği zaman” diye cevap vererek giriş yapmışım. “Komik ama gerçek” diye de devam etmişim. Bu gün ise bu soru aklıma geldiğinde cevabı, “Evimizden en uzaktaki sinemaya gitmemize izin verildiği zaman” oldu. Zira hayatımızın vazgeçilmez eğlencelerinden olan “Sinemada film seyretme” …

Akdeniz’in Güzeli

Pancratium Maritumum isimli güzeller güzeli bir Prenses nedimeleri ile birlikte gemisiyle Akdeniz üzerinden Kuzey Afrika’ya doğru yol alırken, Kıbrıs’a yaklaşmakta oldukları bir sırada gemide su bitmiş. Su temin etmek için adaya yanaşmaktan başka çareleri yokmuş… Ada’da ise dünya üzerinde kendinden başka güzel birinin varlığına tahammül edemeyen deniz köpüğünden yaratılmış, Güzellik ve Aşk Tanrıçası Afrodit sevgilisi …

Bir Zamanlar Çeşme’de

Çocukluğumda annemle babam güzel haberleri hemen söylemezler, sürpriz yaparlardı. Bunların en önemlilerinden biri ise ilk arabamızın alınışıydı. Zira bu hayatımızda önemli bir değişime neden olacaktı… Aslında o gün sıradan bir gündü. Ama sanki annemle babam biraz telaşlıydılar. Galiba okula yetişmeye çalışırken bunu pek de önemsemedik. Ablalarımla ben sabahtan okullarımıza, babam da işe gitti. Öğleden sonra …

Baharın Müjdecisi, Sofralarımızın Kraliçesi Enginar

Rivayete göre; “Tanrıların Kralı Zeus, Zinari adasında yaşayan kardeşi Denizler Tanrısı Poseidon’u ziyarete gittiğinde, güzeller güzeli Cynara’yı görüp, aşık olur. Onu Tanrıça yapar ve Olympos’a götürür. Birlikte yaşamaya başladıkları ilk zamanlar Cynara mutludur. Ama bir süre sonra eski hayatını ve ailesini özlemeye başlar. Bir gün Zeus’tan habersiz onları ziyarete gider. Bunu öğrenen Zeus o kadar …

Bir Demiryolu Hikayesi

Demiryolu bazen bizi sevdiklerimize kavuştururken, kimi zaman da ayırır. İstasyonlardır kavuşmaların da ayrılmaların da şahidi her zaman… 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun en hareketli beş ihracat ve ithalat limanından biri olan İzmir’de taşımacılığın temel unsuru deve kervanlarıydı. İzmir Limanı’na gelen gemilerden indirilen yükler önce depolara, oradan da hanlara hamallarla taşınır, daha sonra da develere yüklenerek, Batı …