AKDENİZ’İN GÜZELLERİ

Akdeniz’e kıyısı olan şehir ve adaların her birinin hikâyesi farklı olsa da hepsinin ortak bir yanı vardır. Deniz… Binlerce yıldır aynı denize bakan insanlar… Aynı ufka doğru yola çıkan gemiler… Bir kıyıdan diğerine taşınan kültürler, diller, yemekler, müzikler ve hikâyeler… İşte bu yüzden Akdeniz’de yolculuk etmek, yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek değil, bir …

ANADOLU’NUN KADINLARI

Anadolu… Binlerce yıldır nice insanın gelip geçtiği, nice uygarlığın doğduğu, nice hikâyenin dillendirildiği kadim coğrafya… Bu topraklarda şehirler kuruldu, saraylar yükseldi, tapınaklar yapıldı. Krallar hüküm sürdü, ordular savaştı. Kimi kazandı, kimi kaybetti. İmparatorluklar doğdu, büyüdü ve zamanla tarihin sayfaları arasında yerini aldı. Bütün bu büyük hikâyelerin içinde sessizce anlatılan başka bir hikâye daha vardı… Kadınların …

ESKİ ZAMAN ANLATILARI – KİRACI PERDESİ

Çocukken annem zaman zaman evimizdeki ceviz sandığını açar, içindekileri havalandırır, eskiyen, artık kullanılmayacak durumda olanları ayırır, ya tamir edip başka bir şeye dönüştürür, başka birilerinin kullanabileceği durumdaysa onlara verir ya da tasfiye ederdi. Biz üç kardeş bu işi çok severdik. Annem sandığın başına geçince üçümüz birden yanında çömelir, onu izler, eğer içinden ilgimizi çeken bir …

DÖRT FARKLI ADA, TEK BİR YOLCULUK: SARONİK DÖRTLÜSÜ

Atina denildiğinde çoğumuzun zihninde önce Akropolis belirir. Ardından Plaka’nın dar sokakları, Syntagma Meydanı’nın kalabalığı ve hiç dinmeyen şehir telaşı… Oysa bu hareketli başkentin hemen yanı başında, Saronik Körfezi’nin dingin sularında bambaşka bir dünya uzanır. Pire Limanı’ndan hareket eden feribotlara bindiğinizde, yalnızca kısa bir deniz yolculuğuyla dört farklı adaya ulaşabilirsiniz: Aegina, Poros, Spetses ve Hydra. Aynı körfezi paylaşmalarına rağmen her biri …

KENT YAŞAM’DA ONALTI YIL VE DALYA

                                                   Geçen ay Sevgili Hüseyin Erciyas’tan “Dalya’ya üç kaldı,” şeklinde bir mesaj aldım. Bunun ne demek olduğunu elbette hemen anladım. Size de hemen anlatayım…14 Haziran 2010 tarihinde bir “Merhaba” ile başlamıştı Kent Yaşam ile birlikteliğimiz. Mayıs 2026’ya kadar da tam doksan yedi yazı yazmışım. Bana göre az bile olmuş. Hesapladım; yılda ortalama altı yazıya denk …

DAĞLARIN VE NEHİRLERİN HAFIZASI

Bu sabah Türkiye haritasına uzun uzun baktım.Bazen bir harita yalnızca bir görüntü değildir. Üzerindeki çizgiler, renkler ve yer isimleri sessiz gibi görünür ama dikkatle bakıldığında onların da anlatacak hikâyeleri olduğu hissedilir. İşte ben de öyle hissettim…Gözüm Anadolu’ya takıldı. Sonra Mezopotamya’ya…Ardından kendime sordum. Anadolu’yla Mezopotamya farklı mı?İlk bakışta ikisi de eski uygarlıkların yurtlarıydı. Binlerce yıllık geçmişe …

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE SÖZLÜ ANLATILAR: EFSANE, RİVAYET, DESTAN

İnsanoğlu, varoluşundan itibaren yaşadıklarını anlamlandırmaya, gördüklerini anlatmaya ve hissettiklerini gelecek kuşaklara aktarmaya ihtiyaç duymuştur. Yazının olmadığı zamanlarda, korkularını, hayallerini, kahramanlıklarını ve inançlarını sözel olarak ifade etmişler, anlatılanlar zaman içinde toplumların ortak hafızasına dönüşmüş, böylece efsaneler, rivayetler ve destanlar doğmuştur. Ancak bunlar sadece geçmişin izlerini taşıyan anlatımlar değil, aynı zamanda toplumların ruhunu yansıtan aynalardır. İnsanların dünyaya …

KÜLTÜREL BELLEĞİN SESSİZ DİLİ

Giyim, toplumun ortak belleğini en sade bir biçimde ifade eden kültürel bir anlatımdır.  Kumaşlar, renkler, desenler, motifler ve bağlama şekilleri, geçmişten bugüne ulaşan yaşanmışlıkları, toplumsal hafızayı, güzellik ve estetik anlayışını sessizce dile getirir. Anadolu’nun giyim-kuşam geleneği, kuşaklar boyunca sürdürülerek günümüze kadar ulaşmıştır. Kadının giyimi ve süslenme şekli, yaşını, medeni durumunu, toplum içindeki konumunu ve yaşadığı …

GELENEĞİ KORUMAK MI, DEĞİŞİME AYAK UYDURMAK MI?

Geçenlerde yolda yürürken aklıma bu cümle takıldı. Ben, bir yandan geleneklerin ve kültürel değerlerin korunarak geleceğe aktarılması konusunu çok önemserken diğer taraftan yaşadığımız zamanın bizlere sağladığı imkânlardan faydalanmanın, başka bir deyişle çağa ayak uydurmanın gerekli olduğu inancındayım. Çünkü her ikisi de tek başına yeterli değil. Asıl mesele ise dengeyi kurabilmek… Toplumlar tarih boyunca şu iki …

BAYRAM MI DEDİNİZ?

BAYRAM MI DEDİNİZ? Bayramın anlamını hepimiz biliyoruz elbette… Ancak günümüzde pek çok şey gibi bayramların da anlamını yitirdiği şu günlerde belleğimizdeki eski bayramları hatırlamak belki hepimize iyi gelecektir… Zira ben, son zamanlarda bayram yaklaşırken eskisi gibi coşku hissetmediğimi fark edince, geriye dönüp çocukluğumdaki bayramların hayalini kurdum. Bu arada aklıma bazı sorular geldi. Cevaplarını da yine …

BİR BAHAR BAYRAMI – HIDIRELLEZ

Çocukluğumuzun özlemle beklenenidir… Çünkü Hıdırellez demek ateşten atlamak demek, ateşten atlamak demek gündüzden çalı çırpı toplamak, arkadaşlarınla sözleşip, akşam sokağa çıkmak, mahallenin ortasında kocaman bir ateş yakmak ve bütün bir gece boyunca defalarca üstünden atlayıp, sayısız dilek tutmak, şarkılar söylemek, oyunlar oynamak, kısacası büyük bir eğlence, şenlik demektir… Mayıs ayının 5’inci gecesini 6’ıncı gününe bağlayan …

GÖÇ VE TÜRKAN BEBEK ÜZERİNE

GÖÇ kavramını tanımlayarak başlayacak olursak;“Basit olarak, insanların sosyal, ekonomik, siyasi, çevresel nedenlerle bir yerleşim yerinden başka bir yere kalıcı ya da geçici olarak yer değiştirmesidir,” diyebiliriz.Ülke içinde veya ülke dışına olabilen bu yer değiştirme bazen gönüllü bazen de zorunlu olur. Gönüllü göç; kişinin kendi isteğiyle, örneğin iş değiştirmek amacıyla yaptığı yer değiştirmedir. Zorunlu göç ise; …

EGE’DE BİR KARYE PAZARI

Urla ile ilgili yıllar önce yazdığım ilk yazımı okuyan bir yakınım,  “Urla’yı bu kadar da güzel yazma, özenip gelmesinler, çok kalabalıklaşmasın” demişti. Bu sözlerin üzerinden on beş yıl geçmiş. Ancak onun söylediklerinden mi etkilenmiştim bilmiyorum, son zamanlarda yılın altı ayı Urla İskelesi’nde yaşamamıza rağmen, İskele’de arkadaşlarımıza ait bir mekânı anlattığım özel bir yazı dışında, o ilk yazının …

VE EYLÜL…

En sevdiğim aylardan biridir… Doğduğum ay olmasının bunda etkisi var mıdır bilmem Diğeri ise mayıs… İlkbaharın son ayı olan mayıs, bir uyanış, bir yeniden doğuştur. Yazın da habercisidir. Sonbaharın ilk ayı olan eylül ise yeniden uykuya dalıştır sanki. Kışın gelmekte olduğunu haber verir. Eski insanlar sonbahara “hazan” derler. Hazan denilerek hüzün ile özdeşleştirilmiştir. Nedeni günlerin …

FUAR ZAMANI

“Fuar Zamanı” geçmişte İzmir için büyük önem taşıyan bir ifade. Bu ifadenin altı o kadar doludur ki; pek çoğumuzun o günler için söyleyeceği sözler bir iki kelimenin çok ötesine geçer. Aslında fuarı anlatabilmek o kadar da kolay değildir. Yaşamak ve hissetmek gerekir… Benim çocukluğumda fuar, 20 Ağustos’ta açılıp, 20 Eylül’de kapanırdı. Uzun ve yağmurlu kış …

➤