Kategori «Yurtiçi Gezi Yazıları»

Akarsu Kenti Arpassa’da Bir Beyler Konağı

Harpasa / Arpassa… Aydın’ın Nazilli ilçesindeki, Hisartepe üzerine kurulu, etrafı surlarla çevrili, bir diğer deyişle, “Akarsu Kenti”, eski bir Karia yerleşimi… Eteklerinde ise, Akçay ovasına yukarıdan bakan bir konak… Arpaz Beyler Konağı… Kulesi, hamamı, çeşmesi, havuzu, müştemilatı, oymalı ahşap işçiliği, yüksek tavanlı odalarındaki işlemeli dolap kapakları, gelin odasındaki ebeveyn banyosu, nakışlı tavanlarındaki sıra dışı motifleriyle …

Yeryüzü Cennetlerinden – Gölyazı

“Efsaneye göre çok uzun yıllar önce Marmara denizinin güneyinde bulunan Odryes Çayı Bandırma’dan denize dökülürmüş. Çayın bulunduğu yerde Melde Krallığı, bu gün Uluabat gölünün bulunduğu yerde ise Apollonia Krallığı varmış. Melde Kralı Apollonia Kralı‘nın kızını oğluna istemiş. Ancak prenses bu evliliğe razı değilmiş. Apollonia Kralı da, kızını Melde Krallığından gelebilecek kötülüklere karşı korumak için bir …

Adı Tarih Boyunca Artemis ile Anılmış – Efes

Sizce Efes Artemis’siz, Artemis Efes’siz olabilir mi? Ama bu Artemis, Yunan Mitolojisindeki, Roma’lıların “Diana” dediği, Zeus ve Leto’nun kızı, Apollon’un ikiz kardeşi olan “Artemis” değil… O, sadece Efes’e özgüdür ve adı daima Efes ile anılır… Burada kurulmuş çok üstün uygarlıkların koruyucusudur ki; heykelinin başındaki 3 katlı kule biçimli tapınak bunu sembolize eder. Efes’in Artemis’i bakiredir… …

Adına Tarih Boyunca Onlarca Sıfat Eklenmiş Bir Masal Şehir – İzmir

Homeros “Gök kubbenin altında ki en güzel şehir” demiş… Aristo İskender’e “Görmezsen eksik kalırsın” derken, Victor Hugo hiç görmeden adına şiir yazıp bir “Prenses”e benzetmiş… Gerçek olaylarla efsaneler, hem kuruluşunda, hem adını almasında, hem de zaman içindeki yolculuğunda iç içe yaşanmış neredeyse… Kimi zaman bunları birbirinden ayırabilmek bile son derece güç olmuş… Efsanelerden birinde, şehrin …

Bir Yudum Köy: Nazarköy

Göz değme… Günümüzde pek çok kişinin inanmadığı, ancak “bazı kişilerin isteyerek ya da istemeyerek baktıkları ya da dokundukları canlılara zarar verebilecekleri” şeklindeki çok yaygın eski bir halk inanışı… Nazar… Çok eskiden beri insanları huzursuz eden bir duygu… Yüzyıllar boyunca pek çok kültür ve dine göre göz figürü, üzerinde taşıyanları ya da yanında bulunduranları kötülüklere karşı …

Yol Üstündeki Yüce Tanrıça: Euromos

İzmir – Aydın otoyolunun Söke ayrımından çıkıp, Büyük Menderes’in alüvyonlarıyla doldurduğu eski körfez Latmos, pamuklar diyarı Söke Ovası’nı boydan boya kat edip, Beşparmak Dağları’nın yamacındaki Bafa Gölü’nün kıyısından, önce Pınarcık, sonra Çamiçi köylerinden geçtikten sonra Heraklea tabelasını görerek devam edersiniz yolunuza… Hedefiniz Milas üzerinden Bodrum’a ulaşmaktır çoğunlukla… Selimiye Köyü’nü de geçtikten sonra eğer aceleniz varsa …

Claros’un Işığında Yolculuk

Efsaneye göre, İzmir’e gelen Büyük İskender, Pagos (Kadifekale) dağının eteklerinde Nemesis kutsal alanında avlanırken, bir ara ulu bir çınarın altında uykuya dalar, rüyasında gördüğü iki Nemesis, İskender’den yeni İzmir kentini uyuduğu yerde kurmasını isterler. Uykusundan uyanan İskender, Claros’taki Apollon Kehanet Merkezine giderek, kahine gördüğü rüyayı anlatır ve fikrini sorar. Kahin rüyayı, “Kutsal Meles Çayı kenarındaki …

Bir Yudum Köy: Şirince

“O zamana kadar, köyde cinayet işlendiği duyulmuş şey değildi. Sadece bir kere, o da bir dilberin güzel gözleri için, tanıklar huzurunda iki delikanlı mertçe vuruşmuşlardı” diyerek devam ediyor… “Hani, köylüyü iliğine kadar sömüren büyük toprak ağaları vardır ya, bizim orada yerleri yoktu onların. Kendi arazisinin efendisiydi her köylü” derken iki halkın, aynı toprak parçası üzerinde …

Yudum Yudum Köylerden Geçerek

Amyzon’un izinde iken ilk durağımız Aydın’ın Koçarlı ilçesine bağlı Halilbeyli Köyü idi… Köyün girişindeki, Menderes Ovası’nın eşsiz manzarasına hakim kahvede sohbet eden iki adam “Buyurun birlikte bir çay içelim” diye seslenince, davetlerini memnuniyetle kabul edip, yanlarına gidiyoruz. Köy, bir yörük köyü. Halil Bey isimli bir yörük bu bölgeye yerleşince, ardından gelenler şifa dağıtıcısı olan Halil …

Bir Yudum Köy: Mursallı

Musa ile Ali kardeşler kendilerine yeni bir yerleşim yeri ararken, İzmir – Aydın yolu üzerinde, Ortaklar ile Germencik arasında, ekilebilecek verimli toprakları olan bir yer bularak bir köy kurmuşlar. Daha sonra gelenler, kardeşlerin adından esinlenerek, buraya “Musaali” adını vermişler. Bir süre sonra köye Rum aileler de yerleşmeye başlayınca adı “Mursalli” olarak değiştirilmiş. Rumlar’ın yerleşmesi köyün …

Bir Yudum Köy: Gökçealan

Önceleri Helvacı denilirmiş oralara… Sonra Cumalı, daha sonra ise Burgaz… Bir dönem Burgaz dendiğine göre içinde kale ya da kemer gibi yapılar olsa gerek diye düşünüyorum… Ancak gezerken kalıntılarını göremiyorum. Belki de daha gün yüzüne çıkarılmamıştır diye düşünüyorum. Şimdilerde ise buranın adı Gökçealan… Bu şirin Ege köyünde bir akşamüstü, köy kahvesinde çay içerken yaptığımız sohbetin …

Bin Pınarlı İda

“Çok uzun yıllar önce, köyün birinde, bir adamın güzelliği dillere destan, uzun sarı saçlı bir kızı varmış. Adı da bu yüzden Sarıkız imiş. Yöredeki köylerdeki pek çok genç bu kıza aşıkmış. İsteyeni çok olmuş. Ancak hiç birini kabul etmemiş. Karşılık alamayan kötü niyetli kişiler, Sarıkız hakkında çirkin söylentiler yaymışlar. Zavallı Sarıkız ve babası insan içine …

İzmir’in Cennetisin Sen…

Mehtapla denizin öpüşünce Geceyi süslerler gizlice Meltemler eserler sevinçle Gecenin cennetisin sen Urlam Dağların çiçeklerle örtülü Şalvarını giymiş kızlar gibi Sende doğar büyür sevgiler Ege’nin cennetisin sen Urlam Altın sarısıdır üzümlerin Yeşil gözler gibi zeytinlerin Doğanın tacıdır tütünlerin İzmir’in cennetisin sen Urlam Melek yüzlü gülen insanlar Sevgisiyle sana koşarlar Balıkçılar ağlarını atarlar Denizin cennetisin sen …

NYMPHE’NİN SEVDASI

Kleopatra’nın güzelleşmek, Homeros’un nişanlanmak için geldiği, ıhlamur ve çınar ağacının aynı gövdede yetiştiği, ölümün yasaklandığı, en lezzetli köftelerin yapıldığı, en güzel zeybeklerin oynandığı, kermeslerin cenneti, kağıdın, yazının ve daha nice güzelliklerin diyarı bu şehre sevdalıyım ben. Ama ayırdılar bizi… Yüz yılar boyu yerin altında, yalnızlığa mahkum ettiler. Çok sıkıldım. Bir istiridye kabuğu var ellerimin arasında, …

DEFNE AĞACININ ALTINDA

Hani bazen güneş sürpriz yapar da her yerde kara kış hüküm sürerken aydınlık yüzünü bir günlüğüne gösterip içinizi ısıtır, canlanıp kendinizi yollara vurursunuz. İşte böyle bir günde sabahın erken saatlerinde çıkıyoruz yola. Arabada sıcacık poğaçalarımızı yerken bir yandan da güzergahımızı çiziyoruz. İlk durağımız Didim Apollon Tapınağı. Defalarca görmeme rağmen bir kez daha görmek fikri heyecan …