Aylık arşiv: Temmuz, 2025

Güneş En Son Oradan Batar

Sarışın mavi gözlü, yaman bir delikanlıdır Ege… İlk ismi Arhipelagustur. Çapkınlığı ile ünlü tanrılar arasındadır. 3.000’e yakın çocuğu olduğu söylenir. Bazılarını ada, bazılarını adacıklar haline getirerek vücudunun her yerine ben şeklinde serpmiştir. Fakat sonunda bütün çapkınlar gibi gönlünü esmer güzel bir bakireye kaptırır. Karadeniz’dir kızın adı… Aşkını zephyrus rüzgârı ile yollar Karadeniz’e. Karadeniz de ilgisiz …

Tarihten kültüre, kültürden doğaya Aegina Adası

Aslında oraya gitmeden önce de her zamanki gibi gezgin notlarını okumuştum. Güzel anlatıyorlardı ama çok da fazla bir beklentim oluşmamıştı. Pek çok Yunan adasını gördüğüm için onlara benzer bir ada ile karşılaşacağımı düşünüyordum. Pire Limanı’ndan bindiğimiz feribot bir saat yirmi beş dakikada Yunanistan’ın Saronik Körfezi’ndeki adalardan biri olan Aegina’ya vardığında öğle saatleriydi. Feribottan inip, otelimizi …

Faunası Florasıyla Efes Selçuk

Bir zamanlar güzeller güzeli bir prenses gemisiyle Akdeniz üzerinden Kuzey Afrika’ya doğru giderken, Kıbrıs yakınlarına geldiğinde gemide su bitmiş. Su temin etmek için yakınlarındaki bir adaya yanaşmaya karar vermişler. Adada dünyada kendisin daha güzel birinin var olduğuna tahammül edemeyen Aşk Tanrıçası Afrodit yaşamaktaymış. Adaya yaklaşmakta olan gemide güzel bir prensesin olduğunu öğrenen Afrodit, sevgilisi Adonis’in …

Bir Anadol Efsanesi

Çocukluğumuzda annemle babam sevineceğimizi düşündükleri güzel haberleri bize hemen söylemezler, sürpriz olmasını isterlerdi. Bunların en önemlilerinden biri ise ilk arabamızın alınışıydı. Zira hayatımızda önemli bir değişim yaratacak olan bu habere çok sevineceğimizi biliyorlardı. Aslında o gün sıradan bir gün gibiydi, ama sanki annemle babam biraz telaşlıydılar. Ancak okula yetişmeye çalışırken bunun üzerinde pek de durmamıştık. …

İzmir’de Kahvehane Kültürü

İzmir’in 16. yüzyılla birlikte ticari çekim merkezi haline gelmiş olması şehre sosyal ve kültürel açıdan çeşitlilik getirmiş, mevcut Türk, Rum, Ermeni ve Yahudi mahallelerine bir de Levantenlerin oturduğu Frenk Mahallesi eklenince tam anlamıyla bir mozaik şehir olmuştu. 19.yüzyıla gelindiğinde bu farklı etnik gruplar faaliyet gösterdikleri bölgelerde gruplanarak, kendi isimleriyle anılan mahallelerde yaşamaya başlamış, kültürel ve …

Ege’de Kutlanan Çok Renkli Bir Bayram – Dana Bayramı

Afrika kökenli Türklerin Anadolu’daki varlıkları Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar uzanır. Bunun en önemli kanıtı ise İstanbul’un fethini tasvir eden bir tabloda önde duran askerlerden birinin Afrika kökenli bir cengaver olmasıdır. İşte bu tablo, Osmanlı Dönemi’nde Türkleşen, Afrika kökenli halkın Anadolu’daki geçmişinin ne kadar eskiye dayandığının bir işaretidir… Aslında Osmanlı topraklarında yerleşik duruma gelmelerinin ilk …

Sellukalar Sarsın İzmirimizi

zmir’in sarmaşığı Selluka hakkındaki “İzmir’in kaybolan kokusu” isimli ilk yazımı bundan tam on beş yıl önce o yıllarda çalıştığım Akdeniz Tekstil’in sahibi Sevgili Hamit Tatari ile bir sohbetimizden esinlenerek yazmıştım. “Sen selluka nedir bilir misin?” diye sormasıyla başlamıştı sohbetimiz, “Bilirim” deyince çok şaşırmış, “Nereden biliyorsun? Bu çiçek, uzun zamandır ortalarda yok” diye devam etmişti. Çok …

BİR EĞİTİM EFSANESİ – KÖY ENSTİTÜLERİ

Onlar, köy çocuklarıydı. Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda. Kavrulmuş ekinler gibiydiler. Geldiler, yalın ayakları ve yırtık mintanlarıyla geldiler, Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye. Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış ve unutulmuştular bin yıldır. Ferhat oldular, yardılar İdris dağını. Gürül gürül akıttılar suyunu, Hasanoğlan’a. Köroğlu oldular, kafa tuttular Bolu beylerine. Yıktılar saltanatını ağaların. Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken. Mozart’ı, Beethoven’i çaldılar dağ …

ESKİ KADINLAR

Yıllar önce okuduğum bir yazıda şöyle diyordu: “Eğer hayatı anlamak istiyorsanız, eski kadınlarla konuşun, onlarla vakit geçirin, hikâyelerini, anılarını dinleyin…” Ne kadar da doğruydu. Yazının içeriğinde öyle çok bilgi vardı ki her ne kadar bu tür yazıları arşivime alsam da o yazıyı bir türlü bulamadım. Ben de belleğimde kalanlarla ve kendi hayatımdan gelmiş, geçmiş bir …

KIRMIZI KAZAĞIN ELLİ YILLIK YOLCULUĞU

Erzurum’dan yola çıkmışlardı. Heyecan ile gelmelerini bekliyorduk. İzmir’e ulaşmaları bir günden uzun sürdüğü için genellikle bir gece mola verirlerdi. Telefonla “Yola çıkıyoruz” haberini aldığımız andan itibaren anneme, “Ne zaman burada olurlar?” diye sormaya başlamıştım. Kış olduğu için de yollar karla kaplıydı. Bu defa gelmeleri daha da uzun sürebilirdi. Annemin heyecanı ise benimkinden farklıydı. “Sağ salim …

ÇOCUKLUĞUM VE MASALLAR

Bizim nesil büyükanne masallarıyla büyüdü… Öyle ki, hayatın o masalların içinde olduğunu bilmeden… Her defasında yeni bir masalı nasıl üretecekti ki çoğu bulunduğu şehirden belki de mahalleden bile dışarı çıkmamış olan büyüklerimiz?.. “Babaanne masal anlatsanaaaa” diye başlardı ritüel… “Anaaa, kız, ne bu artık? Daha yeni anlattım, biraz ara verelim. Siz de masala doyamadınız” diye devam …

ÇEVRİMDIŞI BİR HAYAT

Eskiden okullarımız uzun yaz tatiline girdiğinde şimdiki gibi vaktimizi geçirecek çok fazla bir seçenek yoktu. Akşamüstü sokağa çıkış saatine kadar ablalarımla ya da arkadaşlarımla evde oyun oynar, sohbet eder, kitap okur, elişi yapar, temmuz ayında gideceğimiz yirmi günlük kamp süresi dışında tatilimizi bu şekilde geçirirdik. Annemiz bize her yıl bir elişi öğretirdi. Bir sene kanaviçe, …

EGE’NİN SAKIZ CENNETİ

Birkaç yıl öncesine kadar bize en yakın ada olmasına rağmen Sakız’a hiç gitmemiştim. Uzaklardaki onca adaya birkaç kez gitmeme rağmen Sakız’a gitmeyi hep ötelemiş, belki de gitmek kolay olduğu için “Nasıl olsa giderim” diye ertelemiş durmuştum. Bunun başka bir nedeni olmasa gerek diye düşünüyorum. Çünkü hangisine gitmişsem hepsini çok sevmiş, kendimi çok huzurlu hissetmişimdir. Ancak …