Ege’de Kutlanan Çok Renkli Bir Bayram – Dana Bayramı

Afrika kökenli Türklerin Anadolu’daki varlıkları Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar uzanır. Bunun en önemli kanıtı ise İstanbul’un fethini tasvir eden bir tabloda önde duran askerlerden birinin Afrika kökenli bir cengaver olmasıdır. İşte bu tablo, Osmanlı Dönemi’nde Türkleşen, Afrika kökenli halkın Anadolu’daki geçmişinin ne kadar eskiye dayandığının bir işaretidir… Aslında Osmanlı topraklarında yerleşik duruma gelmelerinin ilk …

Sellukalar Sarsın İzmirimizi

zmir’in sarmaşığı Selluka hakkındaki “İzmir’in kaybolan kokusu” isimli ilk yazımı bundan tam on beş yıl önce o yıllarda çalıştığım Akdeniz Tekstil’in sahibi Sevgili Hamit Tatari ile bir sohbetimizden esinlenerek yazmıştım. “Sen selluka nedir bilir misin?” diye sormasıyla başlamıştı sohbetimiz, “Bilirim” deyince çok şaşırmış, “Nereden biliyorsun? Bu çiçek, uzun zamandır ortalarda yok” diye devam etmişti. Çok …

BİR EĞİTİM EFSANESİ – KÖY ENSTİTÜLERİ

Onlar, köy çocuklarıydı. Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda. Kavrulmuş ekinler gibiydiler. Geldiler, yalın ayakları ve yırtık mintanlarıyla geldiler, Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye. Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış ve unutulmuştular bin yıldır. Ferhat oldular, yardılar İdris dağını. Gürül gürül akıttılar suyunu, Hasanoğlan’a. Köroğlu oldular, kafa tuttular Bolu beylerine. Yıktılar saltanatını ağaların. Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken. Mozart’ı, Beethoven’i çaldılar dağ …

ESKİ KADINLAR

Yıllar önce okuduğum bir yazıda şöyle diyordu: “Eğer hayatı anlamak istiyorsanız, eski kadınlarla konuşun, onlarla vakit geçirin, hikâyelerini, anılarını dinleyin…” Ne kadar da doğruydu. Yazının içeriğinde öyle çok bilgi vardı ki her ne kadar bu tür yazıları arşivime alsam da o yazıyı bir türlü bulamadım. Ben de belleğimde kalanlarla ve kendi hayatımdan gelmiş, geçmiş bir …

KIRMIZI KAZAĞIN ELLİ YILLIK YOLCULUĞU

Erzurum’dan yola çıkmışlardı. Heyecan ile gelmelerini bekliyorduk. İzmir’e ulaşmaları bir günden uzun sürdüğü için genellikle bir gece mola verirlerdi. Telefonla “Yola çıkıyoruz” haberini aldığımız andan itibaren anneme, “Ne zaman burada olurlar?” diye sormaya başlamıştım. Kış olduğu için de yollar karla kaplıydı. Bu defa gelmeleri daha da uzun sürebilirdi. Annemin heyecanı ise benimkinden farklıydı. “Sağ salim …

ÇOCUKLUĞUM VE MASALLAR

Bizim nesil büyükanne masallarıyla büyüdü… Öyle ki, hayatın o masalların içinde olduğunu bilmeden… Her defasında yeni bir masalı nasıl üretecekti ki çoğu bulunduğu şehirden belki de mahalleden bile dışarı çıkmamış olan büyüklerimiz?.. “Babaanne masal anlatsanaaaa” diye başlardı ritüel… “Anaaa, kız, ne bu artık? Daha yeni anlattım, biraz ara verelim. Siz de masala doyamadınız” diye devam …

ÇEVRİMDIŞI BİR HAYAT

Eskiden okullarımız uzun yaz tatiline girdiğinde şimdiki gibi vaktimizi geçirecek çok fazla bir seçenek yoktu. Akşamüstü sokağa çıkış saatine kadar ablalarımla ya da arkadaşlarımla evde oyun oynar, sohbet eder, kitap okur, elişi yapar, temmuz ayında gideceğimiz yirmi günlük kamp süresi dışında tatilimizi bu şekilde geçirirdik. Annemiz bize her yıl bir elişi öğretirdi. Bir sene kanaviçe, …

EGE’NİN SAKIZ CENNETİ

Birkaç yıl öncesine kadar bize en yakın ada olmasına rağmen Sakız’a hiç gitmemiştim. Uzaklardaki onca adaya birkaç kez gitmeme rağmen Sakız’a gitmeyi hep ötelemiş, belki de gitmek kolay olduğu için “Nasıl olsa giderim” diye ertelemiş durmuştum. Bunun başka bir nedeni olmasa gerek diye düşünüyorum. Çünkü hangisine gitmişsem hepsini çok sevmiş, kendimi çok huzurlu hissetmişimdir. Ancak …

ETTEN DE TATLI MI OLURMUŞ?

Önümüzde yine bir bayram, yine telaşlı günler var… Aslında ben her ne kadar bir hayvanın kurban edildiği bu bayramı pek benimsemesem de özellikle çalışanlar için tatile gitmek ve dinlenmek için iyi bir fırsat olduğunu da çok iyi bilirim. Günümüzde kurban kesmek, büyüklere el öpmeye gitmek ya da misafir karşılamak oldukça zor geliyor artık… Bizim nesil …

BİR BAHAR BAYRAMI – HIDIRELLEZ

Çocukluğumuzun özlemle beklenenidir… Çünkü Hıdırellez demek ateşten atlamak demek, ateşten atlamak demek gündüzden çalı çırpı toplamak, arkadaşlarınla sözleşip, akşam sokağa çıkmak, mahallenin ortasında kocaman bir ateş yakmak ve bütün bir gece boyunca defalarca üstünden atlayıp, sayısız dilek tutmak, şarkılar söylemek, oyunlar oynamak, kısacası büyük bir eğlence, şenlik demektir… Mayıs ayının 5’inci gecesini 6’ıncı gününe bağlayan …

MAYISI BEKLERKEN

Mayıs… Ayların en güzelidir… Zira mayıs, bir uyanıştır, bir mucizedir… Bir bayram, bir kutlama, hatta festival… Dahası bir oluş, bir yeniden doğuştur… Kuşlar, böcekler, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum uyanır. Mayıs demek; erguvan çiçeği demek, erguvan çiçeği ıhlamur, ıhlamur ise bahardır… Beklenendir… Böylesine güzel özellikleri ile mayıs, insanlara çoğunlukla mutluluk getirse de …

BİR ŞİFA ŞENLİĞİ

Manisa’nın yüzyıllar boyunca sürdürülen Mesir Macunu Şenlikleri Osmanlı Dönemi’nden günümüze kadar uzanan bir şifa etkinliği… Rivayete göre, Yavuz Sultan Selim’in eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Ayşe Hafsa Sultan ağır bir hastalığa yakalanır. Kendisi tarafından yaptırılan Sultan Camii ve Külliyesi’nde o dönem görevli olan ünlü hekim Merkez Efendi, (Musa bin Muslihiddin bin Kılıç) Sultan’ın hastalığının tedavisi …

BAYRAM MI DEDİNİZ?

BAYRAM MI DEDİNİZ? Bayramın anlamını hepimiz biliyoruz elbette… Ancak günümüzde pek çok şey gibi bayramların da anlamını yitirdiği şu günlerde belleğimizdeki eski bayramları hatırlamak belki hepimize iyi gelecektir… Zira ben, son zamanlarda bayram yaklaşırken eskisi gibi coşku hissetmediğimi fark edince, geriye dönüp çocukluğumdaki bayramların hayalini kurdum. Bu arada aklıma bazı sorular geldi. Cevaplarını da yine …

YÜZ İKİNCİ YILINDA MÜBADELE

Onlar sandalyelerinde, koltuklarında ya da divanlarında hiç arkalarına yaslanmadılar. Hep sandalyenin, koltuğun ya da divanın ucunda oturdular.” Birkaç gün evvel ailesi Girit’ten İzmir’e göç ettirilmiş bir arkadaşımla konuşurken söylediği bir cümle beni o kadar etkiledi ki, yazıma bu cümlelerle başlamak istedim. Sözünü ettiği kişiler anne, baba, büyükanne ve büyükbabasıydı… Neden arkalarına yaslanmamışlardı? Çünkü hep geldikleri …

Bir Göç Hikâyesinden Türküye…

Sevgili Yılmaz Demirtaş ile “Hikayeleriyle Anadolu’nun Türküleri” projemizin Ege Üniversitesi Etnoğrafya Müzesi’nde ilk sunumuna başlarken “Yılmaz, türkü nedir?” diye sormuştum. O da bana, “Hayattır” diye cevap vermişti. Sonra şöyle devam etmiştik: “Peki hayat nedir?” “Hayat her şeydir.” “O halde hayat ile türkü aynı şey midir?” “Türkü aşktır, sevdadır, ayrılıktır, kavuşmadır, derttir, dermandır, gurbettir, özlemdir, yaşamaktır, …