Taşlara Hayat Veren Adam

Geçtiğimiz haftalarda yine yolumuz Çeşme Ildırı yolu üzerindeki Barbaros köyüne düşüyor. Amacımız misafirperver insanları, doyumsuz sohbetleri, nefis kahvesi, biber dolması, güler yüzlü teyzeleri ile sizi bir anda içine alıveren köyde birkaç güzel saat geçirmek. İlk olarak köyün girişindeki “Barbaros Köyü Emek, Kültür ve Sanat Evi”ne uğruyoruz. Burası köydeki mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Mimarı ise …

Kanyondan Mağaraya

İzmir’den Bodrum yolu üzerinde Milas’ı yaklaşık 20 kilometre geçtikten sonra sola doğru bir kaç tabela görürsünüz. Gökçeler Kanyonu, Uyku Vadisi, İncirliin Mağarası… Tabelalardan içeri girip, yola devam ederken bir süre sonra karşınıza Ağaçlıhöyük, daha sonra da Gökçeler Köyü çıkar. Kısa bir molanın ardından yolunuza devam ederseniz, doğadaki açıklı koyulu tüm yeşil renklerinin adeta sözleşerek bir …

Karşıyaka’ya Lokma Yemeğe

Çocukluğumun vazgeçilmez “bir Cumartesi gezmesi” gibi görünse de aslında bunu sadece bir “gezme” olarak nitelendirmek de haksızlık olur. Bu bir ritüeldir… Belki, “Alt tarafı bir lokma yemek” diyeceksiniz, ama öyle değil… Hatta mesele lokma yemek de değil… Bütün bir hafta okula gitmişsiniz, sonunda günlerden Cumartesi olmuş. O zamanlar Cumartesi günleri de yarım gün okul var. …

Semalara Doğru Bir Hayalin Peşinde*

Basmane’deki evimizin nar, erik ve dut ağaçları ile güllerin, selluka ve asmaların süslediği bahçesinin tam ortasında altıgen bir havuz ve babamın beslediği on üç kedi vardı. Babam her gün Hilal kavşağındaki küçük bakkal dükkanını aynı saatte kapatıp, trene biner, iner inmez yürüyerek Tilkilik’teki kasabına gelir, kediler için ayrılmış ciğer alıp eve gelince de ilk işi …

Körfezin Dibinde Neler Oluyor?

Bir zamanlar İzmir’de ulaşımın vazgeçilmezlerinden olan troleybüsler ile tanışıklığımız doğduğum evin troleybüs deposunun yanındaki sokakta olması ile başlar. Birlikteliğimiz ile ilgili hatırlayabildiğim en eski görüntü ise hava subay lojmanlarındaki evimizin karşısındaki duraktan binerek Basmane’de oturan babaannemlere gidişimiz boyunca olandır… O zaman için bana çok uzun gelen bu yolculuklar çok eğlenceli geçerdi. Her bir yolculuğun da …

Düğümlerle Yola Çıkanlar

İnsanların yerleşik hayata geçip, yaşamlarını evcilleştirdikleri hayvanların ürünlerine bağlı olarak sürdürmesine paralel olarak dokumacılık da doğmuş ve gelişmeye başlamış. İlk olarak hasır dokuma daha sonra düz dokuma yapılmış. En sonunda ise düğümlü halı dokumacılığı… İşte yolculuk böyle başlıyor… Halı dokumacılığı ihtiyaç sonucu doğmuş olsa da, daha sonraları gelişip, zenginleşerek sosyal ve sanatsal bir kimliğe bürünmüş. Dünyanın …

Rekorlar Kitabında Bir Festival: Deve Güreşleri Festivali

Tarih boyunca Anadolu’da güçlü yapısı nedeniyle yük ve insan taşımacılığının vazgeçilmezi olan develerin önemi zaman içinde azalmış olmasına rağmen, günümüzde Batı Anadolu’da bu işlevinden farklı bir alanda başrol oyuncusu olarak çıkıyor karşımıza. Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi’nin en önemli kış eğlencesi ve kültürel etkinliklerinden biri olan ve binlerce kişi tarafından izlenen ‘Deve Güreşleri’nin tarihi 19. …

Tarihten Kültüre, Kültürden Lezzete

Kleopatra’nın güzelleştiği, Homeros’un nişanlandığı yer… Ihlamur ve çınar ağacının aynı gövdede yetiştiği, ölümün yasaklandığı… Lezzetin durağı, kermeslerin cenneti… Etnografya müzesi ile geleneğin, kültürün, tarihin… Kağıdın, yazının ve daha nice güzelliklerin yanında sanatın, müziğin ve efelerin diyarı… Tepede kurulduğu için önceleri “Yüksek yerin halkı” anlamına gelen “Pargauma” adı verilen şehre önce “Pergamon”, daha sonra da “BERGAMA” …

Dört Masadan Kırk Masaya

İlk çağın en ünlü şehirlerinden Efes Antik Kenti, dünyanın yedi harikasından biri Artemis Tapınağı, Hristiyanların hac yeri Meryem Ana Evi, Hz. İsa’nın havarisi St. Jean adına yapılan kilise, Yedi Uyuyanlar Mağarası, Selçuk Kalesi, Aydınoğlu Beyliği zamanında yapılan İsabey Camisi, Keçi Kalesi, Belevi Mozolesi, Çamlık Lokomotif Müzesi gibi tarihin pek çok değişik dönemlerine ait eserlerin en …

Bir Kamp Hikayesi

Annem, kamp ile ilgili konu açıldığında, “Biz o yıl sana hamile olduğum için gidememiştik. Ama ondan sonraki yıllar hep gittik” der, bu sözler ile başlayan sohbetin ise tadına doyum olmazdı. Uzun yıllar benim için tatil kavramı ile eşdeğer olan kamp, 1963 yılında, çadırlı olarak açılmış. Biz ilk defa annemin söylediği gibi, ancak bir sonraki yıl, …

Büyüdüğümüzü Nasıl Anlamıştık

Evimizden en uzaktaki pastaneye dondurma almaya gitmemize izin verildiği zaman… Komik, ama gerçek… O zamanlar yazın gelişi de dondurma ile özdeşti… “23 Nisan’dan önce dondurma yemek yok” cümlesi o günlerde çocuklar için, iki yönlü bir beklentiyi çağrıştırırdı. Bir yandan mandolin orkestrası konseri, halk oyunu ve spor faaliyetlerimizi sunacağımız, coşkulu çocuk bayramını beklerken, diğer yandan da …

Güney Kore’de Bir Tezatlıklar Şehri – Busan

Çocukluğumda komşularımız Kezban teyze ile Galip amcanın birbirlerine neden “Yuli” diye hitap ettiklerini merak edip, sorduğumuzda Kore dilinde “Sevgilim” anlamına geldiğini öğrenmiştik. Meğer Galip amca Kore savaşı için Kore’ye giden tugaydanmış. “Yuli”nin, “Sevgilim” demek olduğunu o zaman öğrenmiş ve Türkiye’ye döndüğünde ise eşi ile birbirlerine bu şekilde hitap etmeye başlamışlar. O günden beri ne zaman …

Bir Anıt Köy – Cumalıkızık

“Oğuz boylarından Kızıklar, Tokat civarında yaşarken, Bursa’da Karakeçili aşiretinin bulunduğu bölgeye gelerek, Ertuğrul Gazi’den yerleşmek için bir yer isterler. Karakeçili aşireti, Kızıkların bu isteğinden rahatsız olur. Bunun üzerine Ertuğrul Gazi, Kızıklar ile Karakeçililer arasında oluşabilecek düşmanlığa engel olmak için Kızıklar’a, Keşiş Dağı’nın (Uludağ) yamacında bir yer gösterir. İki Oğuz boyu arasında dostluk kurulması için de, …

İzmir’de Fuar Zamanı

Öncelikle belirtmeliyim ki; bu bir istek yazısıdır. Yazı yazmaya başladığımdan bu yana ilk defa böyle bir istek aldım. “Bir Kemeraltı Masalı” isimli yazımı okuyan ve çok beğenen bir arkadaşım, “Fuarı da yazsan, ne güzel olurdu” deyince dayanamadım. “Tamam yazarım, ama yardımcı olacaksınız, hatırlayamadıklarımı hatırlatacaksınız” dedim. “Memnuniyetle kabul etti.” Böylece ben de yazmaya başladım. O günleri …

Bir Kemeraltı Masalı

Annem, “Kemeraltı’na inelim” dediği zamanlarda hep merak ederdim. Çünkü biz Güzelyalı’da oturuyorduk ve troleybüse binerek, düz bir yoldan Kemeraltı’na ulaşıyorduk. Bir gün, neden bu şekilde söylediğini sorduğumda anladım ki; annemler evlenmeden önce Halilrıfat Paşa’da oturduklarından, tabii ki Kemeraltı’na iniyorlardı. Ancak bu ifadeyi sonraki yıllarda pek çok İzmirli’den de duydum. Bunu da, o zamanlar İzmir’de yaşayan …