ETTEN DE TATLI MI OLURMUŞ?

Önümüzde yine bir bayram, yine telaşlı günler var… Aslında ben her ne kadar bir hayvanın kurban edildiği bu bayramı pek benimsemesem de özellikle çalışanlar için tatile gitmek ve dinlenmek için iyi bir fırsat olduğunu da çok iyi bilirim. Günümüzde kurban kesmek, büyüklere el öpmeye gitmek ya da misafir karşılamak oldukça zor geliyor artık… Bizim nesil …

BİR BAHAR BAYRAMI – HIDIRELLEZ

Çocukluğumuzun özlemle beklenenidir… Çünkü Hıdırellez demek ateşten atlamak demek, ateşten atlamak demek gündüzden çalı çırpı toplamak, arkadaşlarınla sözleşip, akşam sokağa çıkmak, mahallenin ortasında kocaman bir ateş yakmak ve bütün bir gece boyunca defalarca üstünden atlayıp, sayısız dilek tutmak, şarkılar söylemek, oyunlar oynamak, kısacası büyük bir eğlence, şenlik demektir… Mayıs ayının 5’inci gecesini 6’ıncı gününe bağlayan …

MAYISI BEKLERKEN

Mayıs… Ayların en güzelidir… Zira mayıs, bir uyanıştır, bir mucizedir… Bir bayram, bir kutlama, hatta festival… Dahası bir oluş, bir yeniden doğuştur… Kuşlar, böcekler, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum uyanır. Mayıs demek; erguvan çiçeği demek, erguvan çiçeği ıhlamur, ıhlamur ise bahardır… Beklenendir… Böylesine güzel özellikleri ile mayıs, insanlara çoğunlukla mutluluk getirse de …

BİR ŞİFA ŞENLİĞİ

Manisa’nın yüzyıllar boyunca sürdürülen Mesir Macunu Şenlikleri Osmanlı Dönemi’nden günümüze kadar uzanan bir şifa etkinliği… Rivayete göre, Yavuz Sultan Selim’in eşi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Ayşe Hafsa Sultan ağır bir hastalığa yakalanır. Kendisi tarafından yaptırılan Sultan Camii ve Külliyesi’nde o dönem görevli olan ünlü hekim Merkez Efendi, (Musa bin Muslihiddin bin Kılıç) Sultan’ın hastalığının tedavisi …

BAYRAM MI DEDİNİZ?

BAYRAM MI DEDİNİZ? Bayramın anlamını hepimiz biliyoruz elbette… Ancak günümüzde pek çok şey gibi bayramların da anlamını yitirdiği şu günlerde belleğimizdeki eski bayramları hatırlamak belki hepimize iyi gelecektir… Zira ben, son zamanlarda bayram yaklaşırken eskisi gibi coşku hissetmediğimi fark edince, geriye dönüp çocukluğumdaki bayramların hayalini kurdum. Bu arada aklıma bazı sorular geldi. Cevaplarını da yine …

YÜZ İKİNCİ YILINDA MÜBADELE

Onlar sandalyelerinde, koltuklarında ya da divanlarında hiç arkalarına yaslanmadılar. Hep sandalyenin, koltuğun ya da divanın ucunda oturdular.” Birkaç gün evvel ailesi Girit’ten İzmir’e göç ettirilmiş bir arkadaşımla konuşurken söylediği bir cümle beni o kadar etkiledi ki, yazıma bu cümlelerle başlamak istedim. Sözünü ettiği kişiler anne, baba, büyükanne ve büyükbabasıydı… Neden arkalarına yaslanmamışlardı? Çünkü hep geldikleri …

BİR GÖÇ HİKAYESİNDEN TÜRKÜYE

Sevgili Yılmaz Demirtaş ile “Hikayeleriyle Anadolu’nun Türküleri” projemizin Ege Üniversitesi Etnoğrafya Müzesi’nde ilk sunumuna başlarken “Yılmaz, türkü nedir?” diye sormuştum. O da bana, “Hayattır” diye cevap vermişti. Sonra şöyle devam etmiştik: “Peki hayat nedir?” “Hayat her şeydir.” “O halde hayat ile türkü aynı şey midir?” “Türkü aşktır, sevdadır, ayrılıktır, kavuşmadır, derttir, dermandır, gurbettir, özlemdir, yaşamaktır, …

AMANE KAHVEHANELERİ

Mübadele öncesi Osmanlı topraklarında amane , şarkı, halk türküleri ile zeybek, karşılama gibi yerel danslar üzerine bestelenmiş müziğin icra edildiği mekânlara Amane Kahvehânesi denilirmiş. Ancak bu tanımlama zaman içinde bazı kahvehânelerin fazla müşteri çekebilmek için dönemin popüler müziği olan kantolara, müzikli tiyatrolara, alafranga orkestralara yer vermesiyle bir miktar değişikliğe uğramış. O yüzden Amane Kahvehâneleri’nden söz …

TAŞ DEYİP GEÇEBİLİR MİYİZ?

“Fiziksel veya kimyasal durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde” olarak tanımlanan taşa, “taş deyip geçmemek” gerektiğini yazıyı okuduğunuzda sizler de fark edeceksiniz. Zira ben de bunu yazarken idrak ettim. Yazıyı hazırlamadan önce okuduklarım hayatın ve tarihin bütün hikâyesinin taşların içine gizlendiğini söylüyordu… Kayra Han’dan Türk ve Altay …

MÜBADELENİN YÜZBİRİNCİ YILI

Bir kuş uçuyordu Sisam’la Kuşadası arasında anlayamadım bir türlü Türk müydü Yunan mı, bir başka yerden mi hangi milletten? “Ey kuş dedim, kimlerden olursun, hangi ülkeden?” “Ben bir martıyım, dedi, yaşım evrenin yaşında, ülkemi sorarsan: yeryüzü, gökyüzü ve deniz, sınırlarımı sorarsan: topraktır, su ve hava” Özdemir İnce şiirinde ne güzel anlatmış değil mi? Günümüzden tam …

O KÜÇÜCÜK ODADA KOCAMAN BİR DÜNYA SAKLIYDI

Sözünü ettiğim oda babaannemlerin Basmane’deki evlerinin bir odasıydı… Aslında sadece o odada değil, o evde çok büyük bir dünya ve anlatmakla bitmeyecek kadar çok hikâye vardı. Zaman zaman aklıma geldiklerinde, “Aaa bak bir ara bunu da yazayım” diye not aldığım onca olay, dinlediğim onca yaşanmışlık… Şimdilerde o kocaman dünyaya açılan demir kapısı başka dünyalara açılsa …

LEYLEKLER Mİ GELMİŞ?

Leylekler Selçuk’la o kadar bütünleşmişlerdi ki onların olmadığı bir yaz düşünmek imkânsızdı. Sanki insanlar gibi konuşuyor gibiydiler… Şöyle anlatıyorlardı hikâyelerini; Yüzyılın başından beri bu topraklara geliriz. Büyüklerimizin anlattıklarını da dinleyerek büyüdüğümüz için sanki daha önceki dönemleri de gibiyiz. Biz baharın ve yazın gelişini müjdelemek için geldiğimizde Selçuk halkı da bizi coşkuyla karşılar. Selçuk’ta çiftleşiriz, bebeklerimiz …

MART

Dünyanın pek çok yerinde özellikle kıştan bahara, sonbahardan kışa törenler ile geçilir. Kökeni çok eskilere dayanan ve günümüzde de hem ülkemizde hem de dünyada kutlanan bu törenlerden biri de “Mart Bozma”, “Mart Kırma”,gibi adlarla anılan yeni yıl törenidir. Halkın söylemiyle, “Eski Hesap”, “Ana Baba Hesabı” ya da “Çoban Hesabı”’na göre 1 Mart’ta yeni yıl kutlanır. …

BİR KÜLTÜR MİRASI – KARAMBOL OYUNU

Karambole gelmek, karambole düşmek, karambole getirmek, karambolde kalmak, karambole gitmek… Karambol kelimesi Türkçede daha çok karışıklık veya karmaşa anlamları ile biliniyor. Tabii çarpışma ya da birbirine çarpma gibi anlamlara sahip olduğunu da söylemek mümkün. Araştırırken sözlükte “Karışıklıktan yararlanarak birini aldatmak” gibi bir tanımlama ile de karşılaştım. Evet kelimenin dilimizde kullanılan anlamları bu şekilde. Kökeni ise …

HOŞGELDİN SONBAHAR

Bu başlık pek çok kişinin hoşuna gitmeyebilir. Zira genele bakacak olursak ilkbahar ve yaz daha çok sevilir. İlkbahar bir uyanış, bir yeniden doğuştur, yazın da habercisidir. Ama sonbahar yeniden uykuya dalışı haber verir sanki. Bu nedenle sonbaharın gelişine ilkbahar kadar sevinilmez… Eski insanlar sonbahara “hazan” derler. Hatta “güz” veya “bağbozumu” dur. Bu kadar adı olan …

➤