Kategori «Anlatı»

MÜZİK VARSA HAYAT DAHA GÜZEL

İzmir’de son derece önemli işlere imza atan çok değerli sanatçılarımız var… Acaba biz onların gerçekleştirdikleri işleri biliyor muyuz? Hatta onları yeterince tanıyor muyuz? İşte bu sanatçılardan biri de duygularını müziğiyle anlatan Yılmaz Demirtaş… Ben onu ilk olarak, özel bir gecemizde şarkı söylemeye geldiğinde tanıdım. Gecenin ardından “O ne sesti öyle” derken, bir gün “Koro çalışmalarınızda …

BAZEN HATIRLARIZ UNUTTUKLARIMIZI

Her şey akar, her şey devinir ve hiçbir şey olduğu gibi kalmaz… Efesli Herakleitos ile özdeşleşmiş olan bu deyiş; doğada hiçbir şeyin aynı kalmadığını, her anın bir önceki ve bir sonraki andan farklı olduğunu ne güzel anlatır… Yaşamımız boyunca an gelir çok derin bir denizin dibinde, an gelir çok yüksek bir dağın tepesinde buluruz kendimizi, …

BÜYÜDÜĞÜMÜZÜ NASIL ANLAMIŞTIK? – SİNEMA

Birkaç yıl önce bu soru ile başladığım yazıma “Evimizden en uzaktaki pastaneye dondurma almaya gitmemize izin verildiği zaman” diye cevap vererek giriş yapmışım. “Komik ama gerçek” diye de devam etmişim. Bu gün ise bu soru aklıma geldiğinde cevabı, “Evimizden en uzaktaki sinemaya gitmemize izin verildiği zaman” oldu. Zira hayatımızın vazgeçilmez eğlencelerinden olan “Sinemada film seyretme” …

HANGİMİZ GÖÇMEN DEĞİLİZ Kİ?

Çocukluk ve gençlik yıllarımda bana “Nerelisin?” diye sorulduğunda, “İzmirliyim” deyince, onlar da bana “Peki İzmir’e nereden gelmişsiniz?” diye sorarlardı. Ben de ısrarla “İzmirliyim, zira dedemin babası da İzmir’deymiş. Ondan öncesini ise bilmiyorum. İzmirli olabilmek için ne kadar süredir buralarda yaşamış olmak gerekiyor?” diyerek kızardım. Zira halam ile babam, “ondan öncesi” konusunda pek anlaşamazlardı. Halam dedelerinin …

GÜZELYALI’NIN MEŞHURLARI

“Kentin dışındaki işçi mahallesinin üzerindeki dumanlı, isli hava her gün fabrikanın düdüğü ile titrer, uğuldardı; bu çağrıya uyanan, uyku sersemliğini üzerlerinden henüz atamamış, asık yüzlü insanlar, kül rengi küçük evlerinden sokağa ürkmüş, tahtakuruları gibi boşalır, sabahın ayaz alacakaranlığında çamurlu sokakta fabrikanın yüksek taş duvarlarına doğru yürürlerdi…” diye uzun bir cümle başlıyordu Maksim Gorki’nin “Ana” adlı …

HOŞGELDİN MAYIS

Mayıs… Ayların en güzelidir… Zira mayıs, bir uyanıştır, bir mucizedir… Bayram, hatta festival… Dahası bir oluş, bir yeniden doğuştur… Kuşlar, böcekler, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum uyanır. Mayıs demek; erguvan çiçeği demek, erguvan çiçeği ıhlamur, ıhlamur ise bahardır… Beklenendir… Böylesine özellikleri ile mayıs insanlığa çoğunlukla mutluluk getirse de, tarihte bazı hazin olayların …

BİR ZAMAN HİKAYESİ – KAPILAR KAPANDIĞINDA

Pantha rhei, pantha khorei, kai udem menei… Her şey akar, her şey devinir ve hiçbir şey olduğu gibi kalmaz… Binlerce yıl önce söylenmiş ve Efesli Herakleitos ile özdeşleşmiş olan bu deyiş; doğada hiçbir şeyin aynı kalmadığını, her anın bir önceki ve bir sonraki andan farklı olduğunu öyle güzel anlatır ki… Yaşamımız boyunca an gelir derin …

BAHARIN MÜJDECİSİ, SOFRALARIMIZIN KRALİÇESİ – ENGİNAR

Rivayete göre; “Tanrıların Kralı Zeus, Zinari adasında yaşayan kardeşi Denizler Tanrısı Poseidon’u ziyarete gittiğinde, güzeller güzeli Cynara’yı görüp, aşık olur. Onu Tanrıça yapar ve Olympos’a götürür. Birlikte yaşamaya başladıkları ilk zamanlar Cynara mutludur. Ama bir süre sonra eski hayatını ve ailesini özlemeye başlar. Bir gün Zeus’tan habersiz onları ziyarete gider. Bunu öğrenen Zeus o kadar …

BİR DEMİRYOLU HİKAYESİ

Demiryolu bazen bizi sevdiklerimize kavuştururken, kimi zaman da ayırır. İstasyonlardır kavuşmaların da ayrılmaların da şahidi her zaman… 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun en hareketli beş ihracat ve ithalat limanından biri olan İzmir’de taşımacılığın temel unsuru deve kervanlarıydı. İzmir Limanı’na gelen gemilerden indirilen yükler önce depolara, oradan da hanlara hamallarla taşınır, daha sonra da develere yüklenerek, Batı …

EFES SELÇUK’UN DERGİSİ EFESLİ LEYLEK

Yazılacak onca konu varken bilgisayarın başına oturduğumda aklıma yazacak hiç bir şeyin gelmemesi ilk defa başıma gelen bir şey değildi elbette… Güzel bir başlangıç yazısı yazmak istiyor, nereden başlayacağıma karar veremiyordum. Kafam da biraz karışıktı. Zira her ne kadar Efes’te yani Selçuk’ta doğmasam, burada yaşamasam da; kendimi neden buraya ait hissettiğimi hala çözememiştim. Onunla ilgili …

KIZ LİSESİ VE KIZ ENSTİTÜSÜNDEN HAYATA DOĞRU

Eğitimli bir insan olmasına rağmen, ortaokulu bitirdikten sonra liseye, daha sonra da üniversiteye devam etmek isteyen anneme “Bâb-ı Alî’ye katip mi olacaksın? (*) Biz seni Entitü’ye göndermeyi düşünüyoruz.” diye yanıt veren dedeme, annemin itiraz etmesi pek de mümkün değildi. Her ne kadar hayatının ilerleyen dönemlerinde Enstitü mezunu olmasının faydasını görse de annem ömrü boyunca üniversite …

ÇOCUKLARIMIZLA OKUYORUZ

Onlar okuma alışanlığının son derece azaldığı günümüzde hem çocuklarına, hem çevrelerine okuma alışkanlığı kazandırmak için 3 yıl önce harekete geçtiler… İşleri kolay değildi. Zira artık iki satır yazıyı bile okumaya üşenen bir toplumduk. Hele çocuklar cep telefonlarının esiri olmuş, gözlerini sosyal medyadan alamıyorlardı. Bir grup anne bir araya gelerek düşündüler, taşındılar. Çocukları ile aynı anda, …

ELLİ YILLIK BİR HİKAYE

Onlar 50 yıl önce “Hadi bir folklor derneği kuralım” diye yola çıktıklarında kimilerimiz henüz doğmamış, kimilerimiz ilkokula yeni başlamış, bir kısmımız ise ergenlik çağına yeni girmişti… Kurdukları derneğin adını “İzmir Turizm ve Folklor Derneği” koymuşlardı. Zira amaçları Anadolu’nun zengin kültürünü, geleneğini, göreneğini, yemeğini, oyununu, müziğini, türküsünü, edebiyatını, adetlerini, inançlarını, giysilerini inceleyip araştırarak, aslına uygun olarak …

KÖKLERİN VE TOMURCULARIN BİR VAKFI MI VAR?

Hani bazen nereye gideceğinize karar vermeden, evden çıkarsınız ve yol boyunca “oraya mı gidelim, buraya mı?” derken bir de bakarsınız, o an olmanız gereken yerdesinizdir. Hatta o gün karşılaşmanız gereken kişi de tam siz bir fotoğraf çekerken nezaket göstererek, zarifçe durur ve bitirmenizi bekler. Bu nezaket karşısında tebessüm ile teşekkür edersiniz. İşte sevgili Gülnur Vural …

İZMİR’DEN KAVALA’YA BİR DOSTLUK HİKAYESİ

Hikaye geçtiğimiz yıl arkadaşlarımız Kadri ve Hüseyin’in Kavala’yı ziyareti ile başlıyor… Hüseyin, Batı Trakya’nın İskeçe şehrinde yaşayan bir ailenin oğlu. Her yaz ailesini görmeye giderken, bu defa Kadri de ona eşlik ediyor. Kadri’nin ailesi de mübadele ile Kavala’nın Moushteni (Müştiyan) köyünden İzmir’in Selçuk ilçesinin Şirince köyüne gelen mübadil bir aile. Amaçları önce Hüseyin’in ailesini ziyaret …