Kategori «Hikaye»

İpekçi Hafız’ın Ardından

Beni tanıyanlar bilir, yaptığım yolculuklarda insan hikâyeleri dinlemeyi çok severim. Zira bana göre hayatta herkesin anlatılacak, hatta yazılabilecek bir hikâyesi vardır. Bu anlamda yolculuklarımın olmazsa olmazıdır bu hikâyeleri dinlemek. Her yolculuğumdan hikâye torbam dolu dönerim evime. Bunların bazılarını hemen yazarım. Bazıları ise zamanı geldiğinde yazılmak üzere, bazen kısa bazen de uzun bir süre sıralarının gelmesini …

Bir masal ev: LİMANevİ

Geçenlerde “İzmir’in cennetisin sen Urla” yazımı yazalı tam on yıl olduğunu fark ettim. Yazımı okuyan Urlalı bir yakınım, “Urla’yı bu kadar da güzel yazma, özenip gelmesinler, çok kalabalıklaşmasın” demişti. Onun söylediklerinden mi etkilenmiştim bilmiyorum ama o gün bu gündür Urla’da büyük değişimler yaşanmasına rağmen o yazının üstüne bir cümle bile eklememiştim. Dediğim gibi, yıllar geçtikçe …

Kolonyacılık Unutulmaya Yüz mü Tutmuş?

Geçtiğimiz günlerde Datça – Fethiye tatilimizden dönerken her zaman olduğu gibi Muğla’da mola vermiştik. Alışmış olduğumuz üzere şehrin arka sokaklarında, arastasında (çarşı) vakit geçirmek, fotoğraf çekmek istiyorduk. Zira bir dönemin önemli bir ticari bölgesi olan tarihi Muğla Arastası, hala halkın pek çok temel ihtiyacını karşılamayı sürdüren dükkânlarıyla şehrin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Anadolu Beylikleri döneminden …

Baharın müjdecisi

Baharın geldiğinin, yazın da yaklaştığının habercisidir… Diğerlerinden pek çok yönüyle farklıdır. Zira uyanışı sembolize eder… Hakkında söylenenlerin çoğu doğrudur… “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” demişler ya hiç de öyle boşuna söylenmiş bir laf değildir. Siz tam “kış bitti, bahar geldi, yaz da yakındır” havasına girersiniz ki karlar yağar, yağmurlar dinmek bilmez. O zaman onun …

Eski zamanlardan günümüze ulaşan bir kış eğlencesi – Deve Güreşleri

arih boyunca Anadolu’da güçlü yapısı nedeniyle yük ve insan taşımacılığının vazgeçilmezlerinden olan develerin önemi zaman içinde azalmış olmasına rağmen, günümüzde Batı Anadolu’da bu işlevinden farklı bir alanda başrol oyuncusu olarak çıkıyor karşımıza. Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi’nin en önemli kış eğlencesi ve kültürel etkinliklerinden biri olan ve binlerce kişi tarafından izlenen ‘Deve Güreşleri’nin tarihi 19. …

Sudan Koyun Atlatma mı?

Yörük çobanlarından biri ile oymak beyinin kızı birbirlerine sevdalıdır. Çoban sevgisini açıkça söyleyemediği gibi kimselere de anlatamaz. Beyin bunu uygun bulmayacağını ve kızını kendisine vermeyeceğini de tahmin etmektedir. Bu yüzden susar, o sustukça kavalı konuşur. Yüreği yana yana çaldığı kavaldan çıkan ses o kadar büyüleyicidir ki beyin kızı bu sesten çok etkilenir. Gel zaman git …

Bayram mı Gelmiş?

Bayramın ne olduğunu hepimiz elbette çok iyi biliyoruz. Ancak pek çok şeyin anlamının unutulduğu ya da farklı anlamlar yüklendiği yaşadığımız şu günlerde anılarımızdaki eski bayramları hatırlamak belki hepimize iyi gelecektir… Zira ben bayram yaklaşırken hiçbir coşku hissetmediğimi fark edince geriye dönüp çocukluğumdaki bayramların hayalini kurdum. Bu arada aklıma bazı sorular geldi. Cevaplarını da yine kendi …

Müzik Varsa Hayat Daha Güzel

İzmir’de son derece önemli işlere imza atan çok değerli sanatçılarımız var… Acaba biz onların gerçekleştirdikleri işleri biliyor muyuz? Hatta onları yeterince tanıyor muyuz? İşte bu sanatçılardan biri de duygularını müziğiyle anlatan Yılmaz Demirtaş… Ben onu ilk olarak, özel bir gecemizde şarkı söylemeye geldiğinde tanıdım. Gecenin ardından “O ne sesti öyle” derken, bir gün “Koro çalışmalarınızda …

İlham Veren Kent Efes

Batı Anadolu tarihinde bereketli nehir havzalarının rolü çok önemlidir… Bunların başında ise Küçük Menderes Nehri Havzası gelir… Kuzeyden Ege Bölgesi’nin çatısı tabir edilen Bozdağlar, güneyinden Aydın dağları, batısından ise Alaman dağları ile çevrili Küçük Menderes Nehri ise Büyük Menderes ve Gediz’den sonra Batı Anadolu’nun en uzun nehridir. Yüzyıllar boyunca denize kavuşma sevdası ile akıp dururken, …

Bazen Hatırlarız Unuttuklarımızı

Her şey akar, her şey devinir ve hiçbir şey olduğu gibi kalmaz… Efesli Herakleitos ile özdeşleşmiş olan bu deyiş; doğada hiçbir şeyin aynı kalmadığını, her anın bir önceki ve bir sonraki andan farklı olduğunu ne güzel anlatır… Yaşamımız boyunca an gelir çok derin bir denizin dibinde, an gelir çok yüksek bir dağın tepesinde buluruz kendimizi, …

Hangimiz Göçmen Değiliz Ki?

Çocukluk ve gençlik yıllarımda bana “Nerelisin?” diye sorulduğunda, “İzmirliyim” deyince, onlar da bana “Peki İzmir’e nereden gelmişsiniz?” diye sorarlardı. Ben de ısrarla “İzmirliyim, zira dedemin babası da İzmir’deymiş. Ondan öncesini ise bilmiyorum. İzmirli olabilmek için ne kadar süredir buralarda yaşamış olmak gerekiyor?” diyerek kızardım. Zira halam ile babam, “ondan öncesi” konusunda pek anlaşamazlardı. Halam dedelerinin …

Güzelyalı’nın Meşhurları

“Kentin dışındaki işçi mahallesinin üzerindeki dumanlı, isli hava her gün fabrikanın düdüğü ile titrer, uğuldardı; bu çağrıya uyanan, uyku sersemliğini üzerlerinden henüz atamamış, asık yüzlü insanlar, kül rengi küçük evlerinden sokağa ürkmüş, tahtakuruları gibi boşalır, sabahın ayaz alacakaranlığında çamurlu sokakta fabrikanın yüksek taş duvarlarına doğru yürürlerdi…” diye uzun bir cümle başlıyordu Maksim Gorki’nin “Ana” adlı …

Hoşgeldin Mayıs

Mayıs… Ayların en güzelidir… Zira mayıs, bir uyanıştır, bir mucizedir… Bayram, hatta festival… Dahası bir oluş, bir yeniden doğuştur… Kuşlar, böcekler, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum uyanır. Mayıs demek; erguvan çiçeği demek, erguvan çiçeği ıhlamur, ıhlamur ise bahardır… Beklenendir… Böylesine özellikleri ile mayıs insanlığa çoğunlukla mutluluk getirse de, tarihte bazı hazin olayların …

Bir Zaman Hikayesi – Kapılar Kapandığında

Pantha rhei, pantha khorei, kai udem menei… Her şey akar, her şey devinir ve hiçbir şey olduğu gibi kalmaz… Binlerce yıl önce söylenmiş ve Efesli Herakleitos ile özdeşleşmiş olan bu deyiş; doğada hiçbir şeyin aynı kalmadığını, her anın bir önceki ve bir sonraki andan farklı olduğunu öyle güzel anlatır ki… Yaşamımız boyunca an gelir derin …

Kız Lisesi ve Kız Enstitüsü’nden Hayata Doğru

Eğitimli bir insan olmasına rağmen, ortaokulu bitirdikten sonra liseye, daha sonra da üniversiteye devam etmek isteyen anneme “Bâb-ı Alî’ye katip mi olacaksın? (*) Biz seni Entitü’ye göndermeyi düşünüyoruz.” diye yanıt veren dedeme, annemin itiraz etmesi pek de mümkün değildi. Her ne kadar hayatının ilerleyen dönemlerinde Enstitü mezunu olmasının faydasını görse de annem ömrü boyunca üniversite …